9 Aralık 2012 Pazar

Karıncanın fizikçilere ettiği..

                 Evren genişliyor ,hem de büyük bir hızla gözümüzle ,yani tam gözümüzle değil de yapabildiğimiz en gelişmiş aletlerle görebildiğimiz galaksilerdeki yıldız patlamaları bizden ışık hızının sekiz katı kadar hızla uzaklaştıklarını gösteriyor..
                Bu bize evrenin çok büyük bir hızla genişlediğini gösteriyor..
                Bunu niye ben hissetmiyorum..?
                Soru böyle olur..
                Bu kadar hızı hissetmiyorsan neyi hissedeceksin..?
                Bu soru öğretmenlerimin kalın kafalı olduğumu ispatlamak için sordukları sorulara daha çok benziyor ama doğru soru..
                Bu şişen bir balonun üstündeki karıncanın bunu hissetmeyeceğini söyleyerek açıklıyor fizikçiler..
                Karınca demişken ,fizikçilerle karıncanın başka bir hikayesi daha var..
                Kağıt bir düzlem..
                Düz bir iki boyutu olan kalınlığını hesaba katmıyoruz tabii bir düzgün alan..
                Karınca bunun üstünde yürüyor..
                Biz bu kağıdı büküp boru yapıyoruz..
                Kağıt bizim evrenimiz ,evreni boru yapıyoruz..Karınca ya da biz evrenin büküldüğünü anlamadan düz evrende devam ettiğimizi sanıyoruz..
                Evren büküldüğünde ne oluyor..
                Zaman ve evren büküldüğünde neler oluyor..Neler olur..
                Kağıdın öteki ucuna giderken en kısa yol nerede?
                Bir yerden bir yere giderken kullandığımız en kısa yol bir doğru olabilir mi?
                İki nokta arasında gidilen en kısa yol ne kadar zamanda gidilir?
                İki nokta arasında en kısa zamanda gidilen yol, en kısa yol mudur?
                İşte karıncanın başımıza açtığı iş..
                Bir düşünün..Karıncanın ettiğini fizikçilere..
                Bir düşünün..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı