15 Ocak 2025 Çarşamba
Başka Bir Bakış Açısından Evren ve İnsan
Başka Bir Bakış Açısından Evren ve İnsan: Bir bakış değişikliğiyle, başka bir yerden senin, benim, bizim evrenimize, o kocaman ama bir o kadar da minik evrenlerimize bakalım. Yeni bir teori değil, ama yeni bir yerden… Kimseyle aşık atacak halde olmayan bu bakış, biraz zorlama ile fiziğin solucan teorisini andırıyor gibi gelebilir. Konu biraz böyle. Özellikle fiziğe dokununca, Prof. Dr. Bayram Tekin’in, “Eşofmanlı
9 Ocak 2025 Perşembe
Zaman Her Şeyin İlacı mı?
Zaman Her Şeyin İlacı mı?: Zaman her şeyin ilacı. Bir yerlere bıraktığınız, artık bir anı toplamı olan bir şeyleri… Birilerini, birini… Bir garabeti, bir sevgi yumağını… Adını tanımlayamadığınız, koyamadığınız o bağı... Bir yerlerde elinizden kayan, düşen, tutamadığınız her neyse; değerlerini tarifinize bile almadığınız, yaşamınıza dokunmuş, orada kalmamış, bir yerlerde kendine yer edinmiş şeyleri… Bir kuantum tuzağında, üstelik vardı, yoktu, var
18 Aralık 2024 Çarşamba
Hayat Bir Filmdir
Hayat Bir Filmdir: Hayat bir filmdir. Yüzyıllar önce böyle denemezdi elbet, bugün söylendiği gibi. İskender’in “O neymiş öyle? Bana ne demek istedin?” sorusuna ancak bu zamanda, “Bak, sizin hakkınızda bu kadar film yapıldı.” diyerek savunma yapmak ve böylece kelleyi kurtarmak mümkün olabilirdi. Ama konu o değil. Başrolünü oynadığınız şu anda vizyonda olan, vizyona girecek ya da hâlâ çekiliyor
11 Aralık 2024 Çarşamba
Zamanın Taşıdığı Yük
Zamanın Taşıdığı Yük: "Zamanı değil," dediğin anların birinde, en zorlu uyanışlarından birini yaparken… Misal, nereden çıktı dediğin böyle bir an. Bahçe duvarının üstünde şarkı söyleyen, bugün gibi yağmur yağıyor şimdi. Yağmadığı güneşli bir havada, sesine kuvvet üstelik. "Yağmurun sesine bak," diye en içten, en güzel anında... Hep olduğu gibi, bir burukluk, bir karın ağrısı taşıdığın bir yerlerde. "Yaşansaydı
29 Kasım 2024 Cuma
Tavuklara Kuantum Anlatmak
Tavuklara Kuantum Anlatmak: Samanlıkta tavuklara ne kadar anlatırsan, ne anlatırsan, nasıl anlatırsan... Tavuklar, senin anlattığına karşılık olarak seni dinler pozisyonu alsalar bile, büyük ihtimalle “Az sonra yem atar bu.” diyerek en yüksek düşünceleri bu olacaktır. En gelişmiş olanı o olabilir. Sıçmayı bile kesmezler. “He, öyle.” Gıdaklaması, senin algında o olsun, öyle kal. Ortamı değiştir. Tavukları en zekilerinden seç,
28 Kasım 2024 Perşembe
Adını Koymadan Büyüyen Hisler
Adını Koymadan Büyüyen Hisler: Öyle deli dolu başlamaz zaten. Yerde kartopunun yuvarlandığı gibi yavaş yavaş... Sen de biraz destek olursun, büyüsün diye. Büyür. Sonra, ne kadar lüzumsuz şey varsa yerde, havada, orada, burada; çerçöp misali toplar, büyür. "Dur!" derler, "Yapma, etme!" Kalbin, bedenin, yakında kim varsa, elin, ayağın... Büyüdükçe güç kazandıkça, kölesi olma zevkini tadarsın. Kölenin emrine girip adını
26 Kasım 2024 Salı
Erteledikçe Yitirilen Yarınlar
Erteledikçe Yitirilen Yarınlar: Yarın uğrarım, yarın gelirim, "Bir yarın olsun hele!" Uzayıp gider yarına bıraktıklarımız... "Yarın, yarın, yarın!" derken, uğrayacağınız yarın bitivermiştir; gideceğinizin elinde yarın kalmamıştır. "Bir yarın olsun hele"lerinizin hepsi bir yarın daha kullanamayacak hale gelmiş, kurumuş, kokmuş, çürümüş, bitmiş, uçmuş, gaz olmuş, eksilmiş, yavaşlamıştır belki. Belki, belki... Umut, hep aynı havalı kornasını çala çala yüreğinizde bayram
25 Kasım 2024 Pazartesi
Her Sonbahar Gelişinde
Her Sonbahar Gelişinde: Her sonbahar gelişinde, artık kar yok. Sadece şiddetli yağmur... İstediğim kadar olmasa bile, uzağa bakarak sevdiğimi, sevildiğimi hatırlamaya çalışıyorum. O bile zor. Nasıl şarkıların notalarına karışmış, "Ben buradayım" cıvıltısında bir kuş gibi... Gönül nasıl da yorgun. Saygısıyla ayağa kalkmaya çalışarak, bir hevesle... "Nasılsın?" bile diyemeyerek. Öyle sevdim, öyle sevdim. Ellerim yine o anlar kadar sıcaklığı
13 Kasım 2024 Çarşamba
Kolay Olmayanı Yaşamak
Kolay Olmayanı Yaşamak: Söylendiği kadar kolay olsa, olmuyor. Biliyorsunuz, biliyorlar. Kendi kendine hep aynı şeyi söylüyorsun, tekrar tekrar söylüyorlar; evetliyorsunuz hep. İkna olmayan bir tarafınız direniyor: “Su iç.” “İçmem.” “Yemek ye.” “Yemem.” Bir direnç… Su, yemek olsa ağzınıza bir şekilde tıkılacak; öyle bir kolayı da yok. Beyin ikiye bölünmüş, çoğunluk artı bir öte yanda kalmış misali. Kolay değil
30 Ekim 2024 Çarşamba
Unutmanın Dayanılmaz Hafifliği
Unutmanın Dayanılmaz Hafifliği: Başka bir dünyaya ait olmanın, başka bir zamanda, başka bir yerde olmanın... Buradan başka bir yer ve zamanda olmanın saniye ve dakikalar bile ölçeğinde özlemi... Dilemek, öylece bir an kalmayı istemek. Huzuru belki hiç bulamamanın tarifi bile başka bir yer ve zamanda mutlaka vardır çıkarımı. Bir bütünün parçası olmak, o bütünlükle yaşamak, büyümek, var olmak...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)